Balkon Sevinçleri


 Derin bir sevinç sanki bu. Çığlık çığlığa kalmış insanların sevinci. Belki de şiirler yazmalıydınız bu sevince ama bir şey değişmeyecek. Ben ne yaptım, yazı yazmayı yeğledim olmayan sevince karşı. Anlık üzüntüler beni daha da mutlu etti sanki. En azından sizden ayrılan bir parçam da burada yatıyordu. Kopmak istedim ışıltısızlıktan ama başaramadım görüyorsunuz ki. Hep ihtiyaç duyduğum şey o anda çok uzaklara gitmişti. O günden sonra ben hep boş balkonları izleyip durdum. O boş balkonda tek bir şey görmeyi istedim ben, ufacık bir mutluluk görmek istedim. O balkona ne zaman baksam birileri hep intihar etti. Ölüm gerçekten yakışıyor bazılarına. Eminim bana da yakışacaktır, bunu da siz yorumlayacaksınız. Ne güzel şeyler sığdırmıştık biz o balkona. Artık sığdıracak bir şey kalmayınca ölümümüzü ayıpladınız siz. Ciddiye aldığınız şeylerin yerini ölümden başka ne tutabilirdi oysa ki? Balkon renkliydi dalga geçtiniz, balkon neşeliydi dalga geçtiniz, balkon hüzünlüydü dalga geçtiniz ve bu hep devam etti böylece. Balkonda ki insan ve balkon intihar eşiğinde şimdi. El ele huzurla veda edecekler, sizlere sonsuz teşekkürleri var, bilhassa önyargılarınıza. Camlarımızı şeffaf yapmamak da bizim elimizde değildi. Eğer olsaydı öyle bir şey, yapsaydık camları şeffaf, karşı balkonlar da intihar edecekti biliyoruz. Şimdi son bir kez el salla bomboş duran balkona. Son bir kez kahveni iç ve yer ile buluşmayı kendine görev edin.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Şimdi ki Basitliğin Formulü

Uyumanın Eylemi