Uyumanın Eylemi

 

Bir bakıma yazmak istesem de yazamadım, aklıma gelmedi hiç bir şey ve bunu siz yarattınız. Düşünmek istedim, saatlerce, binlerce yıl düşünmek istedim sadece. Düşüncelerimin bir o kadar gereksiz ve soyut olduğunun farkındayım aslında ama kendi Dünya'mda buna ihtiyacım vardı. Çünkü senin soyut dediğin şey benim ana materyalizmimden ibaretti. Ben bir anahtar gördüm, 8 kapıdan ibaret olan bir anahtar. Bu anahtarın geçmişi o kadar acı doluydu ki açamadım hiç bir kapıyı, gidemedim daha ileriye ve yine düşüncelere dalmayı tercih ettim. Çok sonradan öğrendim ki bir şişe votka sizi anahtarlardan çok daha uzağa taşıyabiliyor. Bu gece bütün Tanrıların yanına uğrayacağım, lütfen bana yol gösterin diye çırpınacağım. Sonra oturup Tanrıların bana yol göstermeleri için ayaklarıma kapanışını izleyeceğim, bir Tanrının da küçük düştüğüne gözlerimle şahit olacağım, işte bu bana zevk verir. Öyle ya da böyle küçük ve dar sokaklardan geçmeyi deneyeceğim. Göz altı morluklarım, çevremi sarmalayan onlarca şey izin verir miydi bunu yapmama? Şimdi son bir kez haykırıyorum; Tanrı, votka, anahtar ya da mutlak güç, lütfen uyumama izin ver. Bir kez uyut beni. Uyuyayım ki sıcacık kollarına gelebileyim, uyuyayım ki o an bütün kaktüsler pamuktan yapılmış bir yatak olsun. 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Balkon Sevinçleri

Şimdi ki Basitliğin Formulü